Cumhuriyet genciyim… Cumhuriyet’in 102. yılında, özgür bir Türk evladı olmanın gururunu yüreğimde taşıyorum. Bugün 29 Ekim’de, bu topraklarda bağımsız yaşamanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir kez daha hatırlıyorum.
Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, bu millete yalnızca bir devlet değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi armağan etti: Cumhuriyet. Cumhuriyet, gençliğe yalnızca oy hakkı değil, aynı zamanda düşünme, sorgulama ve kendi yolunu seçme özgürlüğü verdi. Bugün ben de kendi kararlarımı alabiliyorsam, kendi ayaklarım üzerinde durabiliyorsam, bunu Atatürk’ün bize bıraktığı bu büyük mirasa borçluyum.
Atatürk’ün gençlik yıllarından yadigâr bir türkü vardır: “Manastır’ın ortasında var bir çeşme…” O ezgideki özlem ve hürriyet arzusu, aslında bağımsızlık için duyulan derin bir arayışın sesidir. Bugün biz, o arayışın sonucu olarak özgürlük içinde yaşıyoruz.
29 Ekim, yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda bir teşekkür günüdür. Benim için Atatürk’e, Cumhuriyet’in kurucularına ve bu uğurda canını feda eden tüm şehitlere minnet günüdür. Bu minneti yalnızca sözle değil; çalışarak, üreterek, emanete sahip çıkarak göstermek zorundayız.
Atatürk’ün dediği gibi: “Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak olan sizlersiniz.” İşte bu sözün sorumluluğunu, bir Cumhuriyet genci olarak omuzlarımda hissediyorum.
Bugün Cumhuriyet, gençliğin elinde yükselecek; yarın da bizden sonrakilere en büyük miras olarak kalacaktır.
Ve ben, Cumhuriyetin ışığında yürüyen bir genç olarak, minnetle eğiliyorum Atam…